Gömülü 20 Yaş Dişi: Her Zaman Çekilmeli mi? Tanı, Tedavi ve Doğru Müdahale Süreci
- Volkan Çelik

- 28 Tem 2025
- 3 dakikada okunur
Ağız ve diş sağlığı söz konusu olduğunda en çok merak edilen konulardan biri, gömülü 20 yaş dişlerinin her zaman çekilip çekilmemesi gerektiğidir. 20 yaş dişi, üçüncü büyük azı dişleri olarak bilinir ve genellikle 17 ile 25 yaş arasında sürer. Ancak bazı bireylerde bu dişler düzgün şekilde çıkamaz, kemik içinde ya da diş etine gömülü kalır. Bu duruma “gömülü 20 yaş dişi” denir. Gömülü 20 yaş dişleri çoğu zaman herhangi bir belirti göstermeden varlığını sürdürebilirken, bazı durumlarda ağrı, enfeksiyon, çene yapısında bozulma ve çevre dişlerde hasara yol açarak ciddi sorunlara neden olabilir. Ancak gömülü bir dişin varlığı, otomatik olarak çekilmesi gerektiği anlamına gelmez. Dişin pozisyonu, ağız yapısı, dişin çevresine verdiği zarar ve hastanın genel ağız sağlığı göz önünde bulundurularak karar verilmelidir.
Özellikle dar çeneye sahip bireylerde, 20 yaş dişinin çıkması için yeterli alan bulunmayabilir. Bu durumda diş, ya hiç çıkmaz ya da eğik bir şekilde çıkarak ikinci azı dişine baskı yapar. Bu baskı, zamanla ağrıya, dişlerde çapraşıklığa, diş eti problemlerine ve ortodontik bozukluklara neden olabilir. Ortodontik tedavi görmüş bireylerde gömülü 20 yaş dişleri, dişlerin yeniden bozulmasına ve tedavinin kalıcılığını riske atmasına yol açabilir. Bu gibi durumlarda, gömülü 20 yaş dişlerinin çekimi önerilebilir. Fakat bazı durumlarda, gömülü 20 yaş dişi kemik içerisinde tamamen yatay bir konumda bulunur ve çevre dokulara zarar vermediği sürece bu dişin çekilmesi gerekmez. Klinik ve radyografik olarak herhangi bir patolojiye yol açmayan gömülü 20 yaş dişi, uzun yıllar ağızda kalabilir ve düzenli takiple izlenebilir.
Gömülü 20 yaş dişiyle ilgili asıl müdahale, enfeksiyon belirtisi olan durumlarda gereklidir. Diş etinde şişlik, kızarıklık, ağız açmada zorlanma, çene altı lenflerinde büyüme, kötü ağız kokusu, baş ağrısı, boğaza vuran ağrı gibi belirtiler, gömülü diş etrafında enfeksiyon geliştiğini gösterir. Bu tür iltihaplı durumlarda hastaya önce antibiyotik tedavisi uygulanır, enfeksiyon kontrol altına alındıktan sonra diş çekimi planlanır. Bazı vakalarda gömülü diş, ikinci azı dişin köküne baskı yaparak bu sağlıklı dişe zarar verebilir. Dişte çürük, kök rezorpsiyonu (erimesi) gibi komplikasyonlar görülüyorsa, gömülü dişin çekilmesi kaçınılmaz hale gelir. Ayrıca kist ya da tümör oluşumu gibi daha ciddi patolojik durumlar da gömülü diş kaynaklı gelişebilir. Bu gibi durumlarda cerrahi müdahale kaçınılmazdır.
Ancak her gömülü 20 yaş dişi çekilmeden önce mutlaka detaylı bir muayene ve panoramik röntgen değerlendirmesi yapılmalıdır. Dişin çene kemiği içindeki pozisyonu, çevresindeki sinir dokulara olan yakınlığı, komşu dişlerle ilişkisi gibi faktörler analiz edilmelidir. Özellikle alt çenede yer alan 20 yaş dişleri, mandibular sinire çok yakın olabilir. Bu sinir hasar görürse hastada kalıcı his kaybı, karıncalanma ya da uyuşukluk gibi komplikasyonlar gelişebilir. Bu yüzden alt 20 yaş dişi çekimlerinde daha fazla dikkat ve cerrahi tecrübe gerekir. Dişin çekilmesi gerekiyorsa, bu işlem genellikle lokal anestezi altında ve çene cerrahı uzmanları tarafından gerçekleştirilir. Basit pozisyonda olan dişler standart çekimle alınabilirken, kemik içinde tam gömülü dişlerde cerrahi kesi ve kemik kaldırma işlemleri uygulanabilir.
Gömülü 20 yaş dişi, her zaman çekilmeye mahkum değildir. Diş hekimi tarafından yapılan detaylı muayene sonucunda, bazı dişlerin ağızda kalmasına karar verilebilir. Bu gibi durumlarda, dişin düzenli olarak takip edilmesi gerekir. Herhangi bir ağrı, şişlik, çiğneme zorluğu ya da diş eti sorunu gelişmediği sürece bu dişlere müdahale gerekmez. Ancak genç yaşlarda yapılan kontroller sayesinde, potansiyel sorunlar daha ortaya çıkmadan önlenebilir. Gömülü dişin ileride yaratabileceği olası sorunlar tespit edilirse, erken yaşta dişin çekilmesi daha kolay ve komplikasyonsuz bir şekilde gerçekleştirilir. Yaş ilerledikçe kemik yapısı sertleşir ve iyileşme süresi uzar. Bu nedenle müdahale zamanlaması, tedavi başarısı açısından büyük önem taşır.
Sonuç olarak, gömülü 20 yaş dişi hakkında alınacak karar tamamen kişiye özeldir ve her hastanın ağız yapısı, diş konumu ve şikayetleri farklılık gösterebilir. Gömülü dişin varlığı, tek başına çekim için yeterli bir sebep değildir. Eğer diş çevresindeki dokular sağlıklıysa, ortodontik sorun yaratmıyorsa ve herhangi bir enfeksiyon riski taşımıyorsa, dişin çekilmeden ağızda kalmasında sakınca yoktur. Ancak dişin çevresinde iltihaplanma, ağrı, şişlik, komşu dişlere zarar ya da ortodontik bozulma gibi durumlar varsa, erken dönemde cerrahi müdahale ile bu dişin alınması önerilir. Gömülü 20 yaş dişleriyle ilgili en doğru karar, diş hekimi veya ağız, diş ve çene cerrahı tarafından yapılan detaylı değerlendirme sonrasında verilir. Bu nedenle düzenli diş kontrolleri yaptırmak, ağız sağlığını korumak ve olası problemleri önlemek açısından büyük önem taşır. Gömülü dişlerin tedavisinde erken teşhis ve doğru planlama, uzun vadede sağlıklı bir ağız yapısı ve kaliteli bir yaşamın anahtarıdır.



